"Ben, sınıf edebiyatı yapıyorum."


Benim sanat görüşüme gelince. Ben, sınıf edebiyatı yapıyorum. Yani Türk halkının, hayatın her döneminde aktif olan, güzel olan, büyük olan bu halkın sanatını yapmaya çalışıyorum. Bence sanat, herşeyden önce bu sınıfın yaşam kavgasındaki gücünü, kudretini ortaya koymasındadır. 1940 yılına gelinen yıllarda Türkiye'de çeşitli sanat görüşleri var olmuştur. Bilhassa endüvalist sanat biçimine karşı ve toplumcu yanı olan cereyanlar bu devrede etkili olmuştur. Ben, gayet tabii olarak bu toplumcu yanı kuvvetli olan akımın içindeydim ve içinde olacağım. Hani eski bir söz vardır, "İnsan nasıl yaşarsa öyle düşünür." Bu çok doğrudur. Yani düşüncesini, yani bilincini, onun sosyal hayatı ve sosyal pratiği belirler. Yani, insanın kendi çevresinde olan münasebetleri gene diyalektik bir çelişmeyle açıklanabilir. Sanat ise daha karmaşık bir olaylar zinciridir.


(İbram Erdem ve Celil Denktaş'ın şairle, DEVSANDER adına yaptıkları görüşmenin bant kaydından, Ankara/1977)